Filistin’in Ankara Büyükelçisi: Bu savaş askeri olarak değil ancak siyasi şekilde çözülecek

Yaşamını yitirenler için Kur’an-ı Kerim Tilavetiyle başlayan program Gazze’de yaşananların sinevizyona yansıtılmasıyla devam etti. Konferansta konuşan Mustafa, “İsrail, 21 gündür havadan, karadan hiç ara vermeden Gazze’yi bombalıyor. Batı ülkeleri de bütün uçak gemileri ile İsrail’e destek çıktı. Gerçekten de bu olaylar 7 Ekim’de mi başladı? Kesinlikle hayır. Eğer bugünü anlamak istiyorsak kesinlikle tarihe dönmemiz gerekir. Siz de biliyorsunuz ki İsrail, kara harekatının hazırlıklarına hızlı bir şekilde devam ediyor ve Amerika Birleşik Devletleri’nden sürekli destek alıyorlar. Amerika’dan gelecek desteği beklerken zaman kazanmak için denizden ve havadan gerçekleştirdikleri saldırılara devam ediyorlar. Kara harekatını gerçekleştirirlerse durum ağırlaşacak ve çok sayıda sivilin zarar görmesine neden olacak. Bu durum Gazze’yi tam bir mezarlığa çevirmek anlamına gelir” dedi.

‘BİZE HAKKIMIZ OLAN KUDÜS’Ü VERECEKLER VE BAŞKENTİMİZ KUDÜS OLACAKTIR’

Büyükelçi, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Yanımızda durduğunuz için, kahramanca davranışlarınız ve destekleriniz için sizi çok takdir ediyoruz. Kahraman bir halksınız ve her zaman mazlumun yanındasınız, görüyoruz. Bütün Türkiye’deki eylemler bizi desteklemek için devam ediyor. Bütün siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları her şekilde bizim yanımızda durdu. Her zaman yanımızda duracağınız için Allah sizi ve devletinizi korusun. Mısır üzerinden bize yardımlarınızı gönderdiniz. Filistin halkı her zaman sizin duanızı bekliyor. O da bir merhem gibidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Dışişleri Bakanlığı’nın ateşkes için yaptığı bütün siyasi görüşmeleri takdir ediyoruz. Bu savaş askeri olarak değil ancak siyasi şekilde çözülecektir. Bunun için de bize hakkımız olan Kudüs’ü verecekler ve başkentimiz Kudüs olacaktır. Daha fazla güç kullanmak, bu savaşı bitirmeyecektir.”

Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz da Filistin’de yaşanan trajedinin bir savaş olmadığını, burada yaşananların kelimenin tam anlamıyla bir zulüm, bir soykırım olduğunu belirterek, “Medeniyet diye yeri göğü inleten insanların aslında medeni olmadıklarını, aslında vahşet karşısında ne kadar kör, sağır ve dilsiz olduklarını görüyoruz” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx